Genel

“Sevincin Sahtesi olur Ama Acının Sahtesi olmaz”

Sevincin sahtesi olur ama acının sahtesi olmaz. Acılar armut gibidir hep dibine düşer. Neşet ERTAŞ acılarıyla yaşadı. Dünyaya vuruşmaya değil,
anlaşmaya gelmiş, istisnasız bütün toplumun ortak sesi olmayı başarmış nadir sanatçılarımızdandı. Uzun yıllar “*Mahalli sanatçı*” olarak takdim edildi ama sonunda kendisine teklif edilen “Devlet sanatçılığı” ünvanını “Ayrımcılık olur ben halkın sanatçısıyım” diye kabul etmedi. Hayata bakışını;”Hepimiz kardeşiz,ayıran kendini ayırır. Namerde muhtaç olmayacak ve ömrünü tamamlayacak şekilde bir ekmek parası lâzım. Fazlası fazladır. İnsan,tam ömre göre ölçmeli,günün birinde son ekmeğini yiyip ölmeli, öldüğümde eğer bir çuval unum kalmışsa, suç işledi demektir.” diye ifade ederdi. “Hiç bir türkümün içinde NEŞET veya ERTAŞ adını duydunuz mu*? Çünkü onlar halka ait, ben halkın sanatçısıyım derdi.Halkın malıdır dediği eserlerinde “Garip”mahlasını kullandı. Eserlerini izinsiz okuyanların hepsi zengin oldu.Kendisine telif ücreti bile ödemediler. “Hak yiyenden hak sorulur mu? diye bu ağır haksızlığa dahi itiraz etmedi. “Kadınlar insandır biz ise insanoğlu “sözü de onundur. “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez/Gönülden gönüle gider yol gizli gizli” diyerek bütün gönüllerde kendine ayrı bir yer edinen, kalbi de dili de daim dost olan “Bozkırın tezenesi” okuduğu bozlaklar için “Bozlak gökyüzüne atılan feryattır, onun için bozlak söylenmez,havalandırılır”
derdi. Onbir yıl önce kaybettik.