Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 300 baz puan indirerek yüzde 43 seviyesine çekti. Piyasalarda 250 baz puanlık bir indirim beklenirken, alınan karar ekonomistler tarafından sürpriz olarak değerlendirildi. Böylelikle TCMB, 6 Mart’taki kararının ardından ilk kez faiz indirimi yoluna gitmiş oldu.
Kararla birlikte, gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 49’dan yüzde 46’ya, borçlanma faiz oranı ise yüzde 44,5’ten yüzde 41,5’e indirildi.
Yıl Sonu Beklentisi Yüzde 35
Ekonomistler, yıl sonu için politika faizi medyan beklentisini yüzde 35 olarak açıklamıştı. Temmuz kararı, bu beklentiler doğrultusunda atılacak sonraki adımların da sinyalini vermiş oldu. Bir sonraki PPK toplantısı, 11 Eylül’de yapılacak.
Nisan’da Sert Artış Gelmişti
Hatırlanacağı üzere TCMB, 17 Nisan’daki toplantıda politika faizini 350 baz puan artırarak yüzde 46’ya yükseltmişti. Bu karar, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Türk Lirası varlıklarında yaşanan sarsıntıya karşılık alınan önlemler zincirinin bir parçasıydı. Haziran toplantısında ise faiz sabit tutulmuştu.
TCMB’den Faiz Kararına Dair Açıklama
Merkez Bankası faiz indirimi kararının ardından yaptığı açıklamada, dezenflasyon sürecine vurgu yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Enflasyonun ana eğilimi haziran ayında yatay seyretmiştir. Öncü veriler, temmuz ayında aylık enflasyonun aya özgü unsurlarla geçici olarak artabileceğine işaret etmektedir. Talep koşullarının dezenflasyonist etkisi artarken, fiyatlama davranışları hâlen risk unsuru olmaya devam etmektedir.”
Ayrıca, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı belirtilerek, enflasyon görünümüne göre faiz adımlarının toplantı bazlı ve ihtiyatlı şekilde belirleneceği vurgulandı.
Likidite ve Makroihtiyati Tedbirler Devrede
Merkez Bankası, finansal piyasaları yakından izlemeye devam edeceğini bildirerek, gerektiğinde ilave makroihtiyati adımların devreye alınacağını da açıkladı. Kurul, orta vadede enflasyonu yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulların sağlanmasına yönelik kararlılığını yineledi.
Bu son kararla birlikte Merkez Bankası, hem enflasyonla mücadeleyi hem de büyüme dinamiklerini birlikte yönetmeye çalıştığının sinyallerini veriyor.

