Genel Gündem Yazarlar

ASRIN YOLSUZLUĞU DEDİLER, ASRIN TİYATROSU ÇIKTI!

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, “Asrın Yolsuzluğu” dedi.

Tam 232 gün bekledik… Nihayet iddianame çıktı.

Ama ortada para yok, belge yok, delil yok.

Sadece koca bir siyasi tiyatro var!

560 milyar TL’lik yolsuzluk dediler.

İçini açtık, ne çıktı biliyor musunuz?

Koskoca bir senaryo!

 

Cumhurbaşkanı “Birbirlerinin yüzlerine bakamayacak hale gelecekler” demişti.

Biz hâlâ birbirimizin gözlerinin içine bakıyoruz.

Ama utanmaz yandaş medya hâlâ o sahte senaryonun fragmanını oynuyor.

“Para dolu çanta!” diye manşet attılar.

İddianamede “para dolu çanta” yok.

Ne var biliyor musunuz?

Jammer!

Yani sinyal kesici…

Bu nasıl yolsuzluk davası?

Bu nasıl iddianame

Akın Gürlek’in iddianamesinden hukuk çıkmadı,

siyaset fışkırdı.

Bir Başsavcı siyaset yapmaz!

Yapmamalı!

Ama görünen o ki, Akın Gürlek siyaseti yargı kılığına sokmuş.

Son zamanlarda adı “İçişleri Bakanlığı” için geçen Gürlek, belli ki iktidara yargı eliyle muhtıra vermiş!

İddianamede kullanılan ifadelere bakın:

“Hatırladığım kadarıyla…”

“Olabilir…”

“Bilmiyorum ama…”

“Düşünüyorum ki…”

Bu mudur Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk dosyası?

Bu mudur hukuk?

Bu mudur ciddiyet?

Belge yok, delil yok, cümle yok!

Ama bol bol “kurgu” var.

İddianamede “İBB Hanem” diye bir uygulamadan söz ediliyor.

İBB’nin öyle bir uygulaması yok!

Ekrem İmamoğlu’nun öyle bir tanıtımı da hiç olmadı.

Yine “CHP’yi ele geçirme planı” deniyor.

Ellerinde belge yok, delil yok!

“Kurultay konuşmaları, pankartlar, tezahüratlar” delil sayılmış.

Bu mu delil?

Bu mu yolsuzluk?

Bir fotoğraf bile delil yapılmış.

Hüseyin Gün’ün İmamoğlu’yla tek kare fotoğrafı!

Delil bu!

 

Sorarım size;

Bu Asrın Tiyatrosu’nun senaryosu nerede yazıldı?

Ak Saray’da mı?

Çünkü bu kadar kötü yazılmış bir metni ancak o kalemler çıkarabilirdi.

Senarist kimse, hukuku unuttuğu gibi aklı da unutturmuş.

Bu tiyatroya gişeler dolmaz!

Bu oyun boş sahneye oynanır!

Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklememek ne zamandan beri suç oldu?

Ben yıllardır Kılıçdaroğlu’nu eleştiren biriyim.

Ama anlaşılan o ki, Ak Saray’da yazılan senaryoda “eleştiri” bile suç sayılmış.

İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’a da “iyi savunma yaptı” diye suçlama yöneltilmiş!

Adı üstünde: Avukat!

Savunma yapmayacak da ne yapacak?

Delil toplamaktan dolayı suçlama mı olur?

Bu hukuksuzluk değil, hukuk cahilliğidir.

Ve final sahnesi:

Ekrem İmamoğlu’na “hırsız” ve “casus” demişler.

Hırsız ise, nerede suçüstü?

Casus ise, nerede MİT raporu?

Yok!

Çünkü bu tiyatroda “gerçek” yok!

Fatih Keleş için “oğlunun üstüne daire yaptı” denilmişti.

İddianamede o bile yok.

Kendi yalanlarını bile unutmuşlar!

Kısacası…

Yine “Pat diye patladınız.”

Çünkü sizin işiniz bu kadar pat!

Asrın Yolsuzluğu dediniz, Asrın Tiyatrosu çıktı.

Ama bu tiyatroya kimse gitmez.

Çünkü millet artık sahte oyunları değil, gerçekleri izliyor.

Tugay Şahin